Mısır’da yaşayacağınız 5 hayal kırıklığı: Kahire nasıl bir yer?

Youtuber arkadaşların Mısır videolarını gördüm, “Kazıklandık, Soyup soğana çevirdiler”, “Bir daha Mısır’a gitmeyeceğim”, “Mısır’a neden gitmemelisiniz?” “Mısır’ın kötü yanı” gibi başlıklar atmışlar. Çok mu abartıyorlar acaba demiştim. Ancak Mısır’a gidince onlara hak verdim.

Bu yazıda Mısır’ın piramitleri, firavunları, tarihi zenginliği ya da kumsallarından bahsetmeyeceğim. Mısır’a gittiğinizde sizi karşılayacak kötü sürprizler ne, 5 başlıkta anlatacağım.

  1. Kazıklanmak!
  2. Video ve fotoğraf çekmek yasak!
  3. Nerede kalmamalısınız?
  4. Korna kaosu
  5. Kirlilik ve bakımsızlık

Mısır, Afrika’da en fazla nüfusa sahip üçüncü ülke. 100 milyondan fazla kişinin yaşadığı ülkenin başkenti Kahire’de bu sayı 20 milyon. Milli gelir olarak Afrika’nın en büyük üçüncü ülkesinin çoğu çöllerle kaplı. 400 yıl Osmanlı yönetiminde de kalan Mısır, bugün piramitlere, firavun mezarlarına ve sayısız tarihi yapıya ev sahipliği  yapıyor.

  1. Kazıklanmak

Diğer Youtuberların bazı video başlıkları şu şekilde: “Neden bir daha Mısır’a gitmeyeceğim”, “Mısır’ın kötü yanı”, “Mısır’a neden gitmemelisiniz?” “Piramitlerde bu dolandırıcılardan uzak durun”

Cebinizden para çıkması gereken her noktada malesef kazıklanma ihtimaliniz çok yüksek. Alışveriş merkezinde, pazarda, restoranda, takside, hatta müzede bile. Verebileceğim tek tavsiye, pazarlık yapmaktan hiç çekinmeyin.

Mısır’ın meşhur Han el Halili çarşısına gittim. Orada bir dükkana öylesine tespih fiyatı sordum. Ve hayatımın en uzun pazarlığı başladı. 70 Euro’dan başlayan tesbih fiyatı 30 Euro’ya kadar indi.

Turistlerin en çok mağdur edildiği yerlerin başında piramitler var. Burada deve kiralarken fiyatlar borsa gibi, günün her anı değişiyor. Herhangi bir tarihi alanı gezerken de adeta attığınız her adım için  para ödemeniz gerekiyor. Soru sorduğunuz kişiye ya da size yardım eden birine bahşiş vermeniz gerekebiliyor. Restoranlar, para üstünü bilerek eksik vermeye çalışabiliyor. Özellikle hediyelik eşya dükkanları fiyatları uçurma konusunda acımasız davranabiliyor. Bir arkadaşım “Mısır’da kazıklanmamak imkansız, az kazıklanmaya bak” demişti.

2. Video ve fotoğraf çekmek yasak

Bir turistin ve özellikle bir Youtuber’ın en son duymak isteyeceği cümle. Video ve fotoğraf çekmek yasak!

Mısır, özellikle 2011’de Arap baharı protestoları sonrası tarihi değişiklikler yaşadı. Çalkantılı siyasi hayatı bugün bile hissediyorsunuz. Kamusal alanda parklarda, pazarlarda hemen hemen her noktada güvenlik önlemleri en üst seviyede.

Tahrir Meydanı’nda herhangi bir noktada oturmanız yasak. Ayrıca birkaç kişi toplanıp meydanda ayakta da bekleyemiyorsunuz. Sürekli hareket halinde olmalısınız. Tahrir meydanı video ve fotoğraf çekmenin yasak olduğu yerler arasında. Sayısız kez polis tarafından durduruldum. Video yada fotoğrafı silmem istendi. Sürekli polislere dil dökmeniz gerekiyor.

Yine normal yolda yürürken video ve fotoğraf çekemiyorsunuz. Birisi yanınıza gelip sizi uyarıyor. O yüzden seyahatiniz boyunca kameranızı kullanırken sürekli tedirgin oluyorsunuz.

Tarihi ve kültürel noktalarda ve müzelerde fotoğraf ve video çekimi yasak. Bunun için ek bilet almanız gerekiyor. Bileti alıyorsunuz ancak bu da yeterli değil. Görevliler belli noktalarda çekim yasak diyor ve yine ek ücret istiyor.

Dünyaca ünlü El Ezher Camisi ve çevresinde de video çekimi yapmanız malesef ‘sakıncalı’. Cuma namazı sonrası El Ezher’in önünde  anons yapmak istediğim sırada iki güvenlik görevlisi can havliyle çekim yapmamı engellemeye çalıştı.

3. Nerede kalmamalısınız

Malesef Mısır’da kuralsızlık ve güvensizliği hemen her yerde hissediyorsunuz. Ülkede oteller ve hosteller vergi vermekten kaçınmak için her yola başvuruyor, haklarınızı ihlal ediyor.

İnternet üzerinden rezervasyonu yapıyorsunuz. Ödemenizi otele girişte alıyorlar. Ancak otelden çıkarken bir anda rezervasyonunuz sizin isteğiniz dışında iptal ediliyor. Bu durumda otelle ilgili yorum yapma ve herhangi bir hak talep etme şansınız ortadan kalkıyor. Yani siz o otelde kalmamış ve ödeme yapmamış görünüyorsunuz. Böylece otel sahibi aracı siteye ve devlete ek para vermemiş oluyor. Yani göz göre göre vergi kaçırıyorlar.

Tahrir meydanında kaldığım hostel ve diğer bir otel bu yola başvurdu. Kahire’de kesinlikle kalmayın dediğim hostel bu: Tahrir Square Hostel

Bu durumu şikayet için bakanlığa gittim. Yetkiliye durumu anlattığımda “büyük otellerin girişinde turist polisleri var derdinizi onlara anlatın” cevabını aldım. Mısırlı bir arkadaşıma durumu anlattığımda “Boşuna uğraşma, hiçbir sonuç elde edemezsin” dedi.

4. Korna şehri Kahire

Korna ve trafik özellikle Kahire’nin merkezi Tahrir meydanı etrafında 24 saat boyunca hiç bitmiyor. Bu şehirde bir haftada 4 otel değiştirmek zorunda kaldım. Hepsinde de dışarıda sabaha kadar korna ve araç sesi vardı. Gecenin 3’ünde bile boş yolda korna çalıyorlar. O yüzden konaklamak için Tahrir meydanı etrafını kesinlikle tavsiye etmiyorum.

Bu arada trafikte eski model araç sayısının fazlalığı dikkat çekiyor. İlginç olan bir durum da araçlar birbirine vurduğunda durmadan yola devam ediyorlar. Bir keresinde içinde bulunduğum taksiye başka araç vurdu. Trafik o kadar yoğundu ki ik taraf da durmadan yoluna devam etti. Bir keresinde de trafikteyken taksinin ön tamponu düştü. Şoför tamponu alıp arka koltuğa attı, hiçbir şey olmamış gibi yola devam etti.

5. Kirlilik ve bakımsızlık

Kahire merkezinde bütçenize göre temiz otel bulmak çok zor. Tahrir Meydanına 50 metre mesafede kaldığım otelin hali içler acısıydı. Ödediğiniz para normalin üzerinde; ancak içinde böcek bile var.

Bunun yanında 20 milyon nüfuslu başkent Kahire, aşırı trafiğin de etkisiyle dünyada hava kirliliğinin en yüksek olduğu kentler arasında. Ayrıca çevredeki çöllerden gelen kum da havayı kirletiyor.

Yunan tarihçi Heredot’un deyimiyle ‘Mısır, Nil nehrinin armağanı’. Çöllerle kaplı bu coğrafyaya hayat veren Nil’in bazı noktalarında bugün çöp dağları bulunuyor. Ayrıca evsizlerin derme çatma barınaklarda kaldığını görüyorsunuz. Kahire’den Luksor’a 700 kilometrelik tren seyahati boyunca malesef yol kenarlarındaki çöpler dikkat çekiyor.

Kahire, bin minareli şehir olarak biliniyor. Tarihi camilerden bazılarını ziyaret etme fırsatım oldu. Ancak örneğin Mısır’daki “ilk Türk devleti” olarak bilinen Tolunoğulları döneminden kalma cami oldukça bakımsız. Yine dünyaca ünlü El Ezher Camisi ve ülkede açılan ilk cami Amr bin As’ın lavaboları ve abdest alma yerleri hijyen bakımından sorunlu. Yine başka bir camide tuvaletlere caminin içinden giriyorsunuz.

Mısır her ne kadar ilk bakışta zorlu ve kaotik bir ülke gibi görünse de barındırdığı tarihi hazine ve kültürü yakından tanımak için gitmeniz gereken yerlerden. Ancak seyahatinizin baş ağrısına dönüşmemesi için çok iyi organize olmanız ya da rehber ve tur şirketlerinden tavsiye almanız gerekiyor. 

Ayrılmadan önce Youtube kanalım ‘Dünyanın Hikayesi‘ne abone olup bildirim zilini açmayı unutmayın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: